Çocuklar Abdestsiz Kur’an’a Dokunabilir mi? Farklı Yaklaşımlar ve Dini Değerlendirmeler Kur’an-ı Kerim’e karşı gösterilen saygı, İslam dünyasında yüzyıllardır üzerinde hassasiyetle durulan konulardan biridir. Bu saygının en önemli göstergelerinden biri de Kur’an’a dokunurken abdestli olma meselesidir. Ancak özellikle çocuklar söz konusu olduğunda konu biraz daha farklı boyutlar kazanır. Çünkü çocukların dini sorumlulukları, öğrenme süreçleri ve ibadet alışkanlıkları yetişkinlerden farklı değerlendirilir. “Çocuklar abdestsiz Kur’an’a dokunabilir mi?” sorusu, aslında yalnızca bir fıkıh sorusu değildir. Aynı zamanda eğitim, sevgi, alışkanlık kazandırma ve dini bilincin oluşmasıyla ilgili önemli bir meseledir. Bu konuda İslam alimleri arasında farklı yaklaşımlar bulunur. Bazı alimler Kur’an’a dokunma konusunda abdest şartını…
Yorum BırakGünlük Fikirler Yazılar
Kargo Şubede Kaç Günde Alınmalı? Bekleyişin, Unutuluşun ve Teslim Almanın Edebî Anlamı Kelimeler, insanın dünyayla kurduğu en eski köprülerden biridir. Bir mektubun satırlarında saklanan özlem, bir roman kahramanının yolculuğunda taşıdığı sır ya da bir şiirin sessizliğinde büyüyen duygu; aslında hep aynı şeyi anlatır: İnsan, kendisine ulaşan şeylerle ve kendisinden uzak kalan şeylerle anlam kurar. Bir paketin kargo şubesinde beklemesi bile bu açıdan yalnızca lojistik bir süreç değildir. O bekleyiş, edebiyatın yüzyıllardır işlediği kavramlarla; zaman, belirsizlik, kavuşma, kayıp ve hatırlama temalarıyla derin bir ilişki kurar. “Kargo şubeden kaç günde alınmalı?” sorusu günlük hayatın pratik bir meselesi gibi görünse de edebî açıdan…
Yorum BırakMerhaba! Aktardanal sayfasında bugün “Tarihte Börü kimdir” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Tarihte Börü Kimdir? Bir Bozkır Hikâyesinin Kalbinde Kalan İsmin İzleri Kayseri’de, eski ahşap masamın başında oturup günlük yazdığım gecelerden biriydi. Dışarıda kışın sert rüzgârı dolaşıyor, Erciyes’in beyaz örtüsü ay ışığında sessizce parlıyordu. O gece elimde eski tarih kitapları vardı. Sayfaları çevirdikçe geçmişin içinden yükselen isimlere rastlıyordum. Bazıları sadece bir isim olarak kalıyordu, bazıları ise insanın içine dokunan bir hikâyeye dönüşüyordu. “Börü” kelimesiyle karşılaştığımda hissettiğim şey garip bir meraktı. Sanki yüzyıllar öncesinden biri bana bir şey anlatmaya çalışıyordu. Bir savaşçının cesaretini, bir toplumun hafızasını ve bir milletin güçlü kalma…
Yorum BırakMac’te Köşeli Parantez Nasıl Yapılır? Günlük Kullanımda İşe Yarayan Kısayollar ve Pratik Bilgiler Bilgisayar kullanırken bazı karakterler vardır; çok sık karşımıza çıkmazlar ama ihtiyaç duyduğumuz anda nerede olduklarını bulmak küçük bir probleme dönüşebilir. Köşeli parantez de benim için yıllarca böyle bir karakterdi. Özellikle Mac bilgisayara geçtiğim ilk zamanlarda, klavyede alıştığım düzenin değişmesiyle birlikte birkaç dakika boyunca “Acaba bu işaret nerede?” diye aradığımı hatırlıyorum. Ankara’da üniversite yıllarımda ekonomi okurken veri analizleriyle daha fazla ilgilenmeye başladığım dönemde köşeli parantezle çok daha sık karşılaşmaya başladım. Excel formülleri, Python kodları, veri listeleri ve bazı teknik dokümanlarda bu karakter sürekli karşıma çıkıyordu. Windows klavyede alıştığım…
Yorum BırakKöylerin Mahallesi Olur mu? Değişen Türkiye’nin En Tartışmalı İdari Dönüşümü Türkiye’de yıllardır tartışılan konulardan biri şu: Köylerin mahallesi olur mu? İlk bakışta basit bir idari düzenleme gibi görünen bu mesele aslında sadece isim değişikliğinden ibaret değil. Bir köyün tabelasının değişmesi, o köyde yaşayan insanların kendini nasıl tanımladığını, hizmetlere nasıl ulaştığını ve devletle olan ilişkisini doğrudan etkiliyor. İzmir’de yaşayan biri olarak çevremde bu konunun ne kadar farklı yorumlandığını sık sık görüyorum. Bir tarafta “Zaten şehirleşiyoruz, köy-kent ayrımı kalmadı” diyenler var. Diğer tarafta ise “Köyün ruhunu, kültürünü, geçmişini bir kanun maddesiyle silemezsiniz” diyenler bulunuyor. Açıkçası iki tarafın da haklı olduğu noktalar var.…
Yorum BırakBilgisayarı Yeniden Başlatınca Bilgiler Silinir mi? Teknolojiyle Kurduğumuz Toplumsal İlişkinin Sosyolojik Bir Okuması Günlük hayatın içinde teknolojik araçlarla kurduğumuz ilişkiyi düşündüğümde, birçok insanın benzer bir kaygıyı taşıdığını fark ediyorum: “Bilgisayarı yeniden başlatınca bilgilerim kaybolur mu?” Bu soru ilk bakışta yalnızca teknik bir mesele gibi görünse de aslında güven, kontrol, emek, hafıza ve dijital dünyaya uyum sağlama biçimlerimizle yakından ilgilidir. Hepimiz bir dosya üzerinde saatlerce çalışırken, önemli fotoğrafları saklarken ya da kişisel bilgilerimizi bilgisayarımıza emanet ederken görünmez bir bağ kurarız. Bu nedenle yeniden başlatma işlemi sadece bir düğmeye basmak değil, sahip olduğumuz dijital dünyaya dair duyduğumuz güvenin de küçük bir sınavı…
Yorum BırakKöpekler Gece mi Uyur Gündüz mü? Bir Kayseri Gecesinde Öğrendiğim Sessiz Gerçek Kayseri’de yaşadığım evin küçük balkonunda oturup günlük tuttuğum gecelerden biriydi. Hava soğuktu, Erciyes’in üzerinden gelen rüzgâr yüzümü hafifçe üşütüyordu. 25 yaşındaydım ve hayatımın en karmaşık dönemlerinden birinden geçiyordum. Bazen insanın içindeki sesler o kadar çoğalıyor ki dışarıdaki sessizliğe sığınmak istiyor. Ben de çoğu zaman bunu yapıyordum. Elime defterimi alıyor, gün içinde yaşadıklarımı, hissettiklerimi ve aklıma takılan küçük ayrıntıları yazıyordum. O gece defterime uzun uzun bir cümle yazmıştım: “Bazı canlılar, bize fark ettirmeden yalnızlığımızı azaltıyor.” Bu cümleyi yazmama sebep olan kişi aslında bir köpekti. Adı Pamuk’tu. Bembeyaz tüyleri ve…
Yorum BırakGözün Kör Noktası Nasıl Bulunur? Görmenin Gizli Kalan Bölgesini Keşfetmek Gün içinde gözlerimizin ne kadar büyük bir iş yaptığını çoğu zaman fark etmiyoruz. Sabah işe giderken kalabalık bir caddede yürürken, bilgisayar ekranına bakarken ya da akşam eve dönerken çevremizdeki binlerce detayı gözlerimiz sayesinde algılıyoruz. Fakat gözümüzün içinde küçük bir alan var ki aslında orayı hiç göremiyoruz: gözün kör noktası. İlk duyduğumda bana oldukça ilginç gelmişti. “Nasıl yani, gözümde gerçekten görmediğim bir yer mi var?” diye düşünmüştüm. Sonuçta gözlerimiz dünyayı eksiksiz algılıyor gibi hissediyoruz. İstanbul gibi hareketli bir şehirde her gün onlarca insan, araç, tabela ve ışık arasında ilerlerken gözümüzün bazı…
Yorum Bırak280’in Karekökü Nedir? Sadece Bir Matematik Sorusu Değil, Düşünme Biçimimizin Aynası Matematikte bazı sorular vardır; ilk bakışta basit görünür ama aslında insanın düşünme biçimini ortaya çıkarır. “280’in karekökü nedir?” sorusu da tam olarak böyle bir soru. Birçok kişi bu soruya sadece bir sayı bulma işlemi gibi yaklaşır. Karekök işaretini görür, birkaç işlem yapar ve sonucu geçer. Fakat matematiğin asıl güzelliği zaten burada başlıyor: Bir sonucu bulmaktan çok, o sonuca nasıl ulaştığımız önemlidir. 280’in karekökü yaklaşık olarak 16,73’tür. Daha teknik ifade etmek gerekirse √280 = √(4 × 70) olduğu için işlem sadeleştirildiğinde 2√70 şeklinde yazılabilir. Ancak günlük hayatta çoğu kişinin ihtiyacı…
Yorum BırakGeçmişin izlerine baktığımızda, bugün bedenimizde, alışkanlıklarımızda ve hatta bir günde değiştiğini sandığımız değerlerde aslında yüzyılların birikimini görürüz; çünkü tarihi anlamak, yalnızca eski olayları hatırlamak değil, bugünün insanını ve onun kaygılarını daha derin yorumlayabilmektir. 1 Günde 1.5 Kilo Alınır mı? Tarihin Aynasında Kilo, Beslenme ve İnsan Bedeni “1 günde 1.5 kilo alınır mı?” sorusu ilk bakışta modern çağın sağlık ve görünüm kaygılarıyla ilgili gibi görünür. Ancak insanlık tarihine baktığımızda beden, beslenme ve kilo kavramlarının sürekli değişen toplumsal anlamlara sahip olduğunu görürüz. Bugün tartıda görülen küçük değişimler, geçmişte açlık, bolluk, statü, güç ve hayatta kalma mücadelesi gibi çok daha büyük anlamlarla ilişkilendirilmiştir.…
Yorum Bırak